Şöhretinin Zirvesinde 24 Yaşında Hayatını Kaybetti: Esengül'ün Trajik Sonla Biten Hikayesi | Magazin Evreni

Magazin Evreni

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Magazin
  4. »
  5. Şöhretinin Zirvesinde 24 Yaşında Hayatını Kaybetti: Esengül’ün Trajik Sonla Biten Hikayesi

Şöhretinin Zirvesinde 24 Yaşında Hayatını Kaybetti: Esengül’ün Trajik Sonla Biten Hikayesi

AZİM ŞENGÜL AZİM ŞENGÜL -
3 0
Şöhretinin Zirvesinde 24 Yaşında Hayatını Kaybetti: Esengül'ün Trajik Sonla Biten Hikayesi

“Taht Kurmuşsun Kalbime”yi sesiyle unutulmaz kılan Esengül, henüz yirmili yaşlarında gazinoların aranan assolistlerinden olmuştu. Ancak hızla yükselen kariyeri, 24 yaşında geçirdiği trafik kazasıyla son buldu. Ölümünden kısa süre önce sahne aldığı gazinoda iki kişinin öldürülmesi ise kazanın ardından yıllarca konuşulacak iddiaları beraberinde getirdi. Geride şarkıları, genç yaşta kesilen bir hayat ve birbirinden farklı anlatımlarla aktarılan acı bir hikaye kaldı.

24 Eylül 1954’te İstanbul ‘da dünyaya gelen Esen Ağan’ın ilk müzik öğretmeni, konservatuvar mezunu annesi Piraye Ağan’dı. Evde başlayan eğitimi, ilerleyen yıllarda müzik dünyasının önemli isimleriyle yaptığı çalışmalarla devam etti. Cavit Deringöl ve İrfan Özbakır ile çalıştı; hafızalara yerleşen “Esengül” adını ise Abdullah Nail Bayşu verdi.

Henüz 15 yaşındayken katıldığı ses yarışmasında birinci olması, hayatının yönünü belirleyen adımlardan biriydi. Ardından plak çalışmaları ve gazino sahneleri geldi. Yaşıtları okul sıralarındayken o, profesyonel müzik dünyasında kendine yer açmaya çalışıyordu.

Daha sonra Bebek Gazinosu’nda assolist oldu. İstanbul ‘un ardından başka şehirlerin sahnelerinde de dinleyiciyle buluşan genç sanatçının yükselişi oldukça hızlıydı. Esengül adı, kısa zamanda gazino programlarının dikkat çeken isimleri arasına girdi.

Sesiyle kurduğu dünyada aşk, özlem ve hayal kırıklığı vardı. Bugün adını ilk kez duyanların bile bir yerlerden hatırladığı “Taht Kurmuşsun Kalbime” , onun müzikte bıraktığı izin en güçlü örneklerinden biri oldu. Kısa kariyerine 23 plak ve dört kaset sığdırdı; ayrıca “Yansın Bu Dünya” filminde kamera karşısına geçti. Ölümünden sonra da kayıtları dinlenmeye, şarkıları yeni kuşaklara ulaşmaya devam etti.

Esengül’ün hayatındaki en ağır olaylardan biri, 31 Mart 1979 gecesi Semiramis Gazinosu’nda yaşandı. Sanatçı sahnedeyken çıkan silahlı olayda işletmenin sahibi Akbulut Karaoğlu ve şef garson Hasan Yolal hayatını kaybetti.

Odatv’nin aktardığı haberde olay, “Oflu İsmail” olarak tanınan İsmail Hacısüleymanoğlu ile ilişkilendiriliyor. Tartışmanın nedenine ilişkin farklı anlatımlar bulunuyor. Bunların arasında şarkı isteği ve sanatçının çalışacağı menajerlik bürosuna ilişkin anlaşmazlık da var; ancak bu anlatımları tek ve kesin bir neden gibi aktarmak mümkün değil.

Esengül’ün kardeşi Sezen’in yıllar sonra gazeteci Tülay Şubatlı’ya anlattıklarıysa gecenin aile üzerindeki etkisini ortaya koyuyor. Sezen, silah seslerinin ardından yaşanan kaçışmayı ve ablasının kendisini olayın dışında tutmaya çalışmasını anlatmıştı. Aynı aktarımda, Esengül’ün cinayetlerin ardından büyük bir korku yaşadığı da belirtiliyordu. Sahneye çıkmak için gittiği bir yerde iki kişinin ölümüne tanık olmak, genç sanatçının hayatında ağır bir iz bırakmıştı.

Nisan 1979’da Esengül, iş insanı Mehmet Faruk Özfıratlı, kardeşi Sezen ve arkadaşları Turhan Yazıcı ile aynı otomobildeydi. Ataköy’de köprü korkuluklarına çarpan araçtaki dört kişiden Esengül ve Özfıratlı hayatını kaybetti. Sezen ve Turhan ise yaralı kurtuldu.

Kazanın hemen ardından yayımlanan 19 Nisan 1979 tarihli Milliyet haberi, aracın Anadol marka olduğunu ve Ataköy’deki turistik tesislerin önünde bulunan köprünün korkuluklarına çarptığını aktarıyordu. Aynı haberde Özfıratlı’nın olay yerinde, Esengül’ün ise hastaneye götürülürken öldüğü yazıyordu. Sonraki yıllarda hazırlanan bazı haberlerde ölüm anına ilişkin farklı ayrıntılar yer alsa da değişmeyen gerçek, genç sanatçının o kazada yaşamını yitirmesiydi.

Cinayetlere tanıklığından kısa süre sonra ölmesi, kazanın bir sabotaj olabileceği iddialarını doğurdu. Frenlere müdahale edildiği, yola engel bırakıldığı veya aracın sıkıştırıldığı öne sürüldü. Bunlar, kazaya ilişkin haberlerde yer alan iddialar; burada doğrulanmış bulgular olarak aktarılamıyor. Odatv’nin haberine göre olay, polis kayıtlarına hız ve alkol kaynaklı trafik kazası olarak geçti.

Esengül’ün ölümünün ardından Fatih Camii’nde düzenlenen cenaze törenine ilişkin haberlerde, ailesi ve yakınlarından oluşan yaklaşık 20 kişinin katıldığı anlatılıyor. Aynı haberlerde müzik dünyasından isimlerin törene gelmediği, kazadan yaralı kurtulan kardeşi Sezen’in ise iki kişinin yardımıyla cenazeye katılabildiği belirtiliyor.

Sahnede yüzlerce kişiye seslenen genç bir sanatçının bu kadar küçük bir kalabalıkla uğurlanması, hayat hikayesinin en hüzünlü ayrıntılarından biri olarak kaldı. Cenazeye katılmayanların neden gelmediğine dair farklı yorumlar yapıldı; ancak herkesin gerekçesini bildiğimizi söylemek mümkün değil.

Esengül’ün hikayesi yıllar boyunca çoğunlukla ölümüne ilişkin şüphelerle anlatıldı. Oysa o, 24 yıllık hayatının önemli bir bölümünü müziğe vermiş, çok genç yaşta assolist olmuş bir sanatçıydı. Daha söyleyeceği şarkılar, çıkacağı sahneler ve yaşayacağı yıllar varken hayatını kaybetti.

Bugün “Taht Kurmuşsun Kalbime” çaldığında duyduğumuz ses, hâlâ o genç kadının sesi. Şarkı devam ediyor; onu söyleyen Esengül ise hep 24 yaşında kalıyor.

Şöhretinin Zirvesinde 24 Yaşında Hayatını Kaybetti: Esengül'ün Trajik Sonla Biten Hikayesi

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir