Ne izlesem girdabına bir girdim mi çıkmak maalesef ki o kadar da kolay olmuyor. Hatta kimi zamanlarda ne izlesem diye ararken bir bakmışsınız ki saatleriniz ekran başında boşuna geçmiş. İşte böyle bir kayıp yaşamayın diye ilaç niteliğinde bir liste hazırladık! Project Hail Mary, One Battle After Another, Sinners ve Conclave gibi yeni yapımlarla güncellediğimiz listede son yılların en kaliteli filmlerini IMDb puanlarıyla birlikte sizler için derledik. Şimdiden iyi seyirler dileriz…
Genç bir kız, babasıyla çıktığı yaz tatilini yıllar sonra kamera kayıtlarından izler. O günlerde anlamadığı küçük anlar, büyüdükçe başka bir renge bürünür. Baba, gülümserken bile yorgundur; kız, her anı saklamak ister. Güneşli karelerin içinde hüzün gizlidir. Sessizliğiyle konuşan, ince bir hatıra filmi.
At çiftliği işleten iki kardeş, gökyüzünde garip bir hareket fark eder. Peşine düştükleri şey bir gösteri fırsatı gibi görünür ama bedeli ağırdır. Kameralar kurulur, planlar yapılır; doğa kendi kuralını hatırlatır. Merak ile pohpoh arasındaki sınır silinir. Gösteri kültürünü ürperten bir dille anlatır.
Sessiz sinemadan sesliye geçişin eşiğinde Hollywood’da büyük bir curcuna kopar. Parlak partiler, çamurlu setler; yıldızlık ile düşüş aynı gecede yaşanır. Hayal kuranlar çoktur, ayakta kalan az. Şöhretin bedeli, yüzünü gösterir. Gürültülü, kalabalık ve unutulmaz anlarla dolu.
Güreş dünyasının efsane bir ailesi, ringin dışında ağır sınavlar verir. Kardeşlik bağı, başarı ve kayıplar arasında gerilir. Babalarının sert gölgesi her adımlarında hissedilir. Sahnedeki güç, evdeki kırılganlığı saklayamaz. İç acıtan, insanı aile sofrasına oturtan bir dram.
Ünlü bir oyuncu, canlandıracağı karakteri anlamak için yıllar önce skandala karışmış bir kadının evine misafir olur. Evin içindeki denge, misafirin varlığıyla bozulur. Gülüşlerin arkasında taş gibi ağır anılar gizlidir. Oyunculukla gerçek hayat birbirine karışır.
Ethan Hunt bu kez görünmez bir düşmanla, kontrolden çıkan bir yapay zekayla karşı karşıya kalır. Dünyanın her köşesinde kovalamaca; tren üstü, uçurum kenarı, dar sokak… Eski dostlarla yeni tehditler aynı masaya oturur. Bir anahtarın peşinde herkes birbirini sınar.
Bir ailenin düzeni, hiç büyütülmeyecek bir olayın çığ gibi büyümesiyle sarsılır. Küçük bir hata, kasabada büyük bir krize dönüşür. Anne -baba “koruyalım” derken, çocuk kendi yolunu arar. Komşular, kurallar ve fısıltılar her şeyi daha da zorlaştırır. Sakin ilerleyen ama içten içe yakan bir aile gerilimi.
Orta yaşlı bir inşaat işçisi, tesadüfen mahalle tiyatrosuna girer ve “Romeo ve Juliet” provasına kapılır. Evde taşıdığı yükler, sahnede yavaş yavaş hafifler. Eşi ve kızıyla açılmayan kapılar, oyun metninde aralanır. Gülümseten anların arasında derin bir sızı dolaşır. Şefkatle sarılmış bir yeniden başlama hikayesi.
Dünya yerinden oynasa, Deadpool’un dilinin ayarı değişmez; bu kez yanında gönülsüz bir kahraman daha vardır. Patırtı, şamata, bol gönderme. İkili, kavga ede ede yan yana durmayı öğrenir. Kapanışta hem eğlenmiş hem de şaşırmış olursunuz.
Hindistan ’ın futbol tarihinde iz bırakan bir teknik adam, imkansız denilen bir başarı için takımını toplar. Yoksulluk, imkan kısıtlılığı ve önyargılar; hepsi aynı sahada. Disiplin, inat ve inanç yavaş yavaş sonuç verir. Maç sahnelerinde nabız yükselir, soyunma odasında gözler dolar . Sporun niye “bir arada olma” hikayesi olduğunu hatırlatır.
Yıllar önce kalbini verdiği kadını bulmak için yaşlı bir adam, kıtalar arası bir yolculuğa çıkar. Eski şarkılar, sararmış notlar ve küçük işaretler ona yol gösterir. Yol uzadıkça hatıralar tazelenir; hüzünle umut el ele yürür. Tanıdık sokaklar kadar yabancı bir şehir de sığınak olabilir. Sessiz, sıcak ve derinden dokunan bir arayış.
Brooklyn’de çalışan genç bir dansçı olan Ani, zengin bir Rus oligarkın oğluyla tanışır ve bir anda Las Vegas’ta evlenirler. Masal gibi başlayan bu hikâye, ailenin haberi almasıyla tersine döner . Evliliği bozmak için gönderilen adamlarla New York sokaklarında kaotik bir kovalamaca başlar. Komedi, gerilim ve hüzün aynı gecede iç içe geçer. En İyi Film dahil 5 Oscar kazanan, enerjisi yüksek ve acı tatlı bir Sean Baker filmi.
Papa’nın ölümünün ardından dünyanın dört bir yanından gelen kardinaller, yeni lideri seçmek için Vatikan’da kapıları kapatır. Seçimi yöneten Kardinal Lawrence, adayların geçmişine dair rahatsız edici sırlara ulaşır. Her oylamada dengeler değişir, ittifaklar bozulur. Kutsal duvarların ardında siyaset, hırs ve inanç çarpışır. Ralph Fiennes’in güçlü performansıyla nefes kesen, zarif bir gerilim.
1930’ların Mississippi’sinde ikiz kardeşler, geçmişlerini geride bırakıp memleketlerinde bir müzik kulübü açmak ister. Açılış gecesi blues ritimleriyle coşarken kapıda davetsiz misafirler belirir. Geçmişin günahları ile doğaüstü bir tehdit aynı gecede karşılarına çıkar. Müzik, aidiyet ve hayatta kalma mücadelesi aynı sahnede buluşur. Michael B. Jordan’ın çifte rolüyle tür sınırlarını zorlayan, çok konuşulan bir Ryan Coogler filmi.


