Annesi Güllü’nün ölümüyle ilgili davada ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan Tuğyan Ülkem Gülter, hemşire olarak çalıştığı dönemle ilgili eski nişanlısı Kervan Eminoğlu’nun iddialarına ilk kez yanıt verdi. Eminoğlu’nun suç duyurusunda, yoğun bakımda halay çekildiği görüntülerin yanı sıra hastalara iğne yapıldığı ve ölüm saatlerinin geç kaydedildiği öne sürülmüştü. Cezaevinden avukatı aracılığıyla Habertürk ‘e açıklama yapan Gülter, iddiaların tamamını reddetti.
Güllü’nün 26 Eylül 2025 gecesi Yalova ‘daki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetmesinin ardından yargılanan Tuğyan Ülkem Gülter, ‘üst soya karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı. Cezaevinde bulunan Gülter, bu kez hemşirelik yıllarıyla gündeme geldi.
Eski nişanlısı Kervan Eminoğlu’nun suç duyurusunda, Gülter’in yoğun bakımda hastaların bulunduğu sırada halay çektiği, gece hastalara uyusunlar diye iğne yaptığı ve hastane temizlik görevlilerine hastalar üzerinde kalp masajı yapmayı öğrettiği iddia edildi. Bazı hastaların ölüm saatlerinin geç kaydedildiği de öne sürüldü. Bu iddialar henüz doğrulanmış değil; Yalova İl Sağlık Müdürlüğü’nün incelemesi sürüyor.
Gülter, avukatı aracılığıyla gönderdiği açıklamada halay görüntülerinin hastaların bulunmadığı bir alanda çekildiğini söyledi. Bilinçli hastalara zaman zaman müzik açtıklarını da belirten Gülter, videoların yaklaşık iki yıl önceye ait olduğunu ifade etti.
Görüntülerin Eminoğlu tarafından neden şimdi teslim edildiğini sorgulayan Gülter, ‘Kuyruk acısı var’ dedi. Eski nişanlısının görüntülere iCloud hesabı üzerinden ulaştığını da öne sürdü.
Ölüm saatlerinin değiştirilmesinin mümkün olmadığını söyleyen Gülter, gece vardiyalarında bir sorumlunun her saat kontrol yaptığını, hemşirelerin ölüm raporlarını yazma yetkisinin de bulunmadığını belirtti. Uyumayan hastalara iğne yapılması iddiası için de kırmızı ve yeşil dolapların kilitli olduğunu, anahtarların yalnızca gece şeflerinde bulunduğunu savundu.
Hastalara tülbent ve tespih getirdiğini, yaşlı erkek hastaları gönüllü olarak tıraş ettiğini, kadın hastaların saçını da mutlu olsunlar diye ördüğünü anlatan Gülter, ‘Arkadaşlarım şahit’ dedi.
Başlatılan incelemeye sevindiğini söyleyen Gülter, kendisinin ve çalıştığı özel kurumun zan altında kalmayacağını belirtti. Açıklamasını ‘Bunları yaparak bir de mesleğimi asla lekeleyemezler’ sözleriyle tamamladı.
‘Aynı zamanda bizler bilinçli hastalara zaman zaman müzik açarız. Hastalara bakım yaparken her zaman müzik açılır. Hatta bilinçli hastalar mutlu olur, bize eşlik eder. Mevcut videoları iCloud’umdan Kervan almış fakat bu videoların neredeyse 2 yılı var. Şimdi mi aklına gelmiş vermek? Kuyruk acısı var. Üzülüyorum onun adına.
Ölüm saatlerini değiştirmem mümkün değil. Gece her nöbette süpervizör bizi her saat takip eder ve ex raporlarını biz hemşirelerin yazma yetkisi yok. Geceleri uyumayan hastalara iğne yapmamız mümkün değil. Kırmızı ve yeşil dolabımız kilitli olur ve sadece gece şeflerimizde anahtar olur. Bizler bir ampul ilaç kırılsa kırık şişenin bile hesabını deftere yapıştırırız.’
Yoğun bakımdaki hastalara tülbent, tespih götürüyordum. Dedeleri gönüllü tıraş ediyordum, mutlu olsunlar diye. Teyzelerin saçlarını topuz yapar, örerdim, mutlu olsunlar diye. Arkadaşlarım şahit. İnceleme başlatıldığına sevindim. Bütün arkadaşlarım gerekeni söyler. Bu konuda ben ve çalıştığım özel kurum asla zan altında kalmayız. İçim ve kalbim çok rahat. Bunları yaparak bir de mesleğimi asla lekeleyemezler.’
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


