Korkuyu İliklerinize Kadar Hissedeceksiniz! Savaşın Karanlık Tarafını Yüzünüze Vuracak En İyi Savaş Filmleri | Magazin Evreni

Magazin Evreni

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Magazin
  4. »
  5. Korkuyu İliklerinize Kadar Hissedeceksiniz! Savaşın Karanlık Tarafını Yüzünüze Vuracak En İyi Savaş Filmleri

Korkuyu İliklerinize Kadar Hissedeceksiniz! Savaşın Karanlık Tarafını Yüzünüze Vuracak En İyi Savaş Filmleri

AZİM ŞENGÜL AZİM ŞENGÜL -
39 0
Korkuyu İliklerinize Kadar Hissedeceksiniz! Savaşın Karanlık Tarafını Yüzünüze Vuracak En İyi Savaş Filmleri

Siperlerden denizaltılara, kuşatılmış şehirlerden çöl operasyonlarına kadar savaşın en karanlık yüzünü perdeye taşıyan filmleri IMDb puanlarına göre sıraladık. 2026 güncellemesiyle listeye Warfare, Dead to Rights ve Border 2 gibi son dönemin en çok konuşulan savaş filmleri de eklendi. Hazırsanız listemize geçelim!

David Michôd imzalı filmde, Brad Pitt, Glen McMahon rolünde karşımızda. Kendine has bir general olan McMahon, Afganistan’da büyük bir yeniden inşa operasyonuna liderlik ederken düşmanlardan, müttefiklerden ve bürokratlardan gelen muhalefetle yüzleşir.

Film , Persler ile Atinalılar’ın karşı karşıya geldiği Artemis Savaşı’na sahne olacak. Yeni filmin kahramanları ise Pers Kralı Xerxes ile Atinalı savaşçı Themistocles. Filmin yönetmenliğini Noam Murro yapıyor. Başrollerini ise Sullivan Stapleton, Rodrigo Santoro ve Eva Green paylaşıyor. Frank Miller’ın grafik romanı Xerxes’ten uyarlanan 300’ün bu yeni filminde mücadele karadan denize taşınıyor.

Kral Leonidas ve koruması Thermopylae’nin dar kanyonlarında büyük bir Pers ordusunu uzaklaştırmayı başarmış, aynı zamanda general Themistocles de Persleri püskürtmek için askerlerini bir araya toplamaya çalışmaktadır.Xerxes, Yunan başkenti Atina’yı ele geçirir. Kanlı bir savaşa giren Themistocles bu arada çok özel bir düşmanla karşı karşıyadır: Artemisia. Artemisia, acımasız ve entrikacı bir PErs ordusu lideridir ve Yunanlılara olan öfkesi onu daha bile tehlikeli hale getirmektedir. Themistocles’in bu savaşı kazanmak için eski rakipleriyle bir araya gelmek zorundadır. O rakipler de Spartalı savaşçılardan başkaları değildir.

Eskiden beri aralarında derin bir dostluk bulunan iki arkadaş, savaşa gitmenin arifesindedirler. İkinci Dünya Savaşı tüm vahşetiyle sürmektedir ve savaşa dahil olan Amerika Birleşik Devletleri , kendi kaderini belirlemek üzeredir. Savaş bu iki insanı da içine katarak, dev bir liman baskınıyla, derin bir vahşet sunacaktır. Savaş her zamanki gibi, görkemli ve kanlıdır.

Brad Pitt’li War Machine ile karıştırılmasın: Patrick Hughes’un yazıp yönettiği bu Netflix filminde Alan Ritchson, Afganistan’da kardeşini kaybeden bir başçavuşu canlandırıyor. İki yıl sonra zorlu Ranger seçmelerine katılan asker, son tatbikat sırasında ekibiyle birlikte dünya dışı bir savaş makinesiyle karşı karşıya kalır. Dennis Quaid, Jai Courtney ve Stephan James’in de yer aldığı film , ilk beş haftasında 118 milyonun üzerinde izlenmeye ulaştı ve iki hafta boyunca Netflix’in küresel listesinde zirvede kaldı.

Chris McKay’in yönettiği Amazon Prime filminde, insanlığın kaderi geçmişle yüzleşmeye bağlıdır. Bu yeteneğe sahip bir aile babası, gelecekteki bir savaşta savaşmak üzere hazırlanır.

Çin tarihî drama filminin yönetmenliğini Hu Guan üstleniyor. Bu sürükleyici ve destansı film , 1937’de Japonlar ile Çinliler arasındaki savaşa odaklanıyor. Sekiz yüz Çinli asker, Şanghay savaş alanının ortasındaki kuşatma altındaki bir depoda savaşır.

Başrollerde George MacKay ve Jeremy Irons’ı izlediğimiz filmde, bir İngiliz diplomat, İkinci Dünya Savaşı öncesinde Münih’e yola çıkar. Oxford’dan eski bir sınıf arkadaşı olan Paul da yoldadır, ancak o Alman hükümeti için çalışmaktadır.

Büyük ses getiren Sisu’nun devamında Jorma Tommila, yine durdurulamaz eski asker Aatami Korpi rolünde karşımızda. Yıl 1946’dır ve Finlandiya, Karelya’yı Sovyetler Birliği’ne bırakmıştır. Ailesinin öldürüldüğü evi parça parça söküp bir kamyona yükleyen Korpi, onu güvenli bir yerde yeniden kurmak için yola çıkar. Ancak KGB, ailesinin katili olan Kızıl Ordu komutanı Draganov’u (Stephen Lang) hapisten çıkarıp peşine takar. Jalmari Helander’in yazıp yönettiği film , Rotten Tomatoes’ta yüzde 93 olumlu eleştiri aldı.

Filmde, 14. yüzyılda İskoçya’nın ‘Kanunsuz Kralı’ Robert Bruce’un hikâyesini izliyoruz. Kral Robert, daha büyük ve daha donanımlı işgalci İngiliz ordusunu yenmek için kurnazlık ve cesaret dolu bir plan yapar. Destansı hikâyenin başrolünde Chris Pine ve Florence Pugh yer alıyor.

Screen International’ın ‘cehennemdeki 24 saatin hayli kişisel ve yürekten bir tasviri’ diye tanımladığı Lübnan, hayatında daha önce şiddete hiç yer vermemişken ve 1982’deki Lübnan Savaşı’nda kendini insan öldürürken bulan 20 yaşlarındaki dört askeri anlatıyor. Daha önce İsrail Hava Kuvvetleri tarafından bombalanmış bir düşman kasabasını araştırmak üzere bir tank görevlendirilmiştir. Ancak basit görünen görevde tank bu dört asker için bir ölüm kapanına dönüşür. Tankçı olarak görev yapan yönetmen Maoz’un deneyimlerinden yola çıkan bu zorlu film baştan sona bir tankın içinde geçiyor.

Anthony Swoff, Sacramento’da Camus okuyan bir gençtir. 1980’lerin sonlarında askere alınır. Kim olduğunu bilmediği ve esas nedeni de kavrayamadığı bir düşmana karşı savaşması gerekmektedir. Körfez Savaşı sırasında Amerikalı askerler, kendilerine yapılan saç tıraş modeli için bir isim takmışlardır. Kavanozkafa. Yani Jarhead. İşte savaşta duruşları da zaten tam da bu ironik yaklaşım etrafında döner . Aksi takdirde gönüllülük kisvesi altında direnç gösterip de mücadele etmeleri o kadar kolay olmayacaktır. Anthony Swofford’un romanından uyarlanan filmin yönetmeni Sam Mendes.

Suriye, Şam’da çatışmalar hala sürmektedir. Tüm bu kaosun ortasında bir apartman dairesinde hayat hala devam etmektedir. Kocasına ulaşamayan Oum’un tek derdi, ailesini bir gün daha keskin nişancıların mermilerinden ve savaşın tehlikelerinden korumaktır. Dışarıdan ne zaman ani bir tehlike belirse, Oum baskın otoritesiyle evdeki kayınbabasından kızlarına kadar herkesi yönlendirir. Peki bir gün evi silahlı adamlar bastığında ve onlarla tek başına yüzleşmek zorunda kaldığında Oum, yine bu kadar güçlü kalabilecek midir?

Avusturalyalı bir çiftçi olan Connor, üç oğlunu da Çanakkale Savaşı’na göndermiştir. Çanakkale Savaşı’nın ardından Türkiye’ye gelen Connor’ın tek hedefi uzun süredir haber alamadığı oğullarının izini bulabilmektir. Connor’ın İstanbul ‘da başlayıp Çanakkale’ye ve oradan da ülkenin çeşitli yerlerine uzanan bu arayış yolculuğunda en büyük destekçileri Türk subayları Hasan ve Cemal olacaktır. Yönetmenliğini ünlü oyuncu Russell Crowe’un üstlendiği filmin senaryosu Andrew Anastasios ve Andrew Knight ikilisine ait. Filmin oyuncu kadrosunda Russell Crowe, Olga Kurylenko, Jai Courtney ve Isabel Lucas gibi isimlerin yanı sıra Türkiye’den de Cem Yılmaz ve Yılmaz Erdoğan yer alıyor.

Korkuyu İliklerinize Kadar Hissedeceksiniz! Savaşın Karanlık Tarafını Yüzünüze Vuracak En İyi Savaş Filmleri

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir